Oyunların geleceği nasıl olacak?

Son 10 yılda teknoloji ile daha çok iç içe giren video oyunları, sürekli bir evrilme içine girdiler. Bu yazımızda “oyunların geleceği”, “oyunların gelişmini etkileyen faktörleri” göz önünde bulundurarak bizi nasıl bir geleceğin beklediğini bulmaya çalışacağız.

Oyunları geleceği ne kadar önemliyse, geçmişi de o kadar önemli

Video oyunlarının yaklaşık 50 yıllık tarihinde onbinlerce yapım, binlerce de ürünle tanıştık. Bunların kimileri çok yenilikçi, kimileri de neden çıktığını hala çözemediğimiz ürünlerdi. Ama nerede ise hiç satmayan öyle ürünler de çıktı ki, milyonlarca satan bir konsolun, ana temelini oluşturan öğeye ilham verdi.

Bu sebeple, geleceği kumsaldaki bir kum tanesinde bulmamız olası. Öncelikle o kumsalda neler olabilir bir göz atalım.

Oyunların geleceği nasıl olacak?

Sanal Gerçeklik (VR)

Üzerinde uzun süredir konuştuğum, bir çok oyuna ev sahipliği yapan sanal gerçeklik gözlükleri şu aşamada hem taşınabilirliğinin zorluğu hem de fiyat yüksekliği sebebi ile büyük kitlelere ulaşabilmiş değil. Bu ulaşamayacağı anlamına gelmiyor. Ancak evrilmesi, kullanılabilir ve ulaşılabilir olması için daha yolunun olduğu kesin.

Arada kimi firmaların çıkarttığı (Google’ın cardboard teknolojisi üzerine kurulmuş olan), çok temel sanal gerçeklik gözlükleri vardı. Ancak içerik yetersizliği, üreticilerinden yeteri kadar destek görememeleri, hatta sadece modaya uymak için çıkartılan gözlükler ne yazık ki zaman içinde tarihin tozlu raflarında yerlerini aldılar. Samsung Gear VR Headset buna en güzel örneklerden biri oldu. 2017 yılında çıkan ürün üç sene kadar daha yenilenerek devam etmesine rağmen yeterli kitleye ulaşamadı ve satıştan çekildi.

Yine Google tarafından geliştirilen gözlük ise hem güvenlik endişeleri hem de özel hayatın ihlaline yönelik geliştirilmesi muhtemelen uygulamalardan ötürü, üretimden çekildi.

Ayrıca VR gözlüğü üreticilerinin, ne kadar düzelttik deseler de, hala Motion Sickness dediğimiz sorunu devam ettirdiğini de görüyoruz.

Tüm bu negatif özelliklerini bir araya topladığımızda sanal gerçeklik gözlükleri, oyun anlamında henüz yeterli değiller.

Bu durum her zaman için böyle gideceği anlamına gelmiyor elbette. Bahsedilen problemlerin çözülmesi zaman alacaktır. Ancak doğru yola girdiğinde, oyunların geleceği için en önemli ürünlerden olacağı da kesin.

Oyunların geleceği nasıl olacak?

Arttırılmış Gerçeklik (AR)

Bu günlerde fazlaca konuştuğumuz Pokemon GO oyununu takip ediyorsanız, arttırılmış gerçekliğin ne olduğunu da biliyorsunuzdur. 2016’da henüz ülkemizde çıkmamasına rağmen, APK indirip oynadığımız Pokemon GO, bu türe ait en büyük örneklerden biri. Sokaklarda dolaşıyor ve Pokemon avlıyoruz. Emin olmamakla birlikte yanışmıyorsam adı Car Wars idi. Bir başka AR yapımı olan, yolda giderken, uygulamanın yüklü olduğu diğer arabalar ile savaşasabildiğiniz bir yapım daha vardı. Oynaması çok keyifli olmasına rağmen, bir süre sonra kazalara sebebiyet verdiği için yayından kaldırıldı.

Arttırılmış gerçeklik, doğru kurgulandığında ve var olan teknoloji ile birleştirildiğinde, son derece güçlü oyun deneyimi sunabilecek bir kurgu sistemi. Oyunları geleceği olmasa da, geleceğin oyunlarında yer edinmesi, çok başarılı sonuçlar doğuracaktır.

Şimdilik daha çok mobil cihazlarda kullanımını gördüğümüz bu türdeki yapımlar, taşınabilir VR cihazları ile birleştiğinde ortaya çıkacak sonuç gerçekten çok etkileyici olacaktır. Düşünsenize Resident Evil VR oyununu kendi evinizde oynadığınızı. Korku oyunlarını seviyorsanız, evde sadece tuvalete giderken bile korkabilirsiniz.

Oyunların geleceği nasıl olacak?

Mobil Oyunlar

Mobil cihazların teknolojik olarak çok gelişmeleri, gelecekte çıkacak olan oyunlara yol gösteriyor. Mobil oyun deyince, bir çoğumuzun anladığı bulmaca ya da sudoku terzı yapımları düşünmeyin. En azından artık düşünmeyin. Birçok büyük oyun üreticisi firma, cep telefonlarına son yapımlarını getirmeye başladı ya da başlıyorlar. Artık mobil cihazlar da yeterince güçlü olduğu için tüm platformlar arasında crossplay oyunlara bile izin vermeye başladılar. Konami, eFootball’da bunu sağlayabilmek için çalışıyor. EA Sports da bir sonraki FIFA oyununda bunu yapacağını söyledi.

Hali ile bu kadar gelişmiş bir teknolojinin ele avuca sığması işin rengini değiştirecek en önemli ayrıntılardan biri olacaktır.

Elbette mobil platformların da kendine has sorunları var. Uzun süre oynamada boyun ağrısı, yetersiz pil ömürleri bunlardan başlıcaları. Ama teknoloji gelişiyor diyoruz ya, bu sorunların da üstesinden gelinecektir.

AAA kalitesinde çıkan oyunlara baktığımızda, GTA San Andreas, Genshin Impact, PUBG Mobile gibi yapımlar mobil oyunların geleceği açısından son derece yeterli bilgi veriyor.

O sebeple, cep telefonları önümüzdeki beş sene içinde PlayStation, XBox hatta PC’lerimizin yerini, tek oyun platformu olarak alırsa hiç şaşırmamak lazım. Nintendo, Switch ile birçok nesilde olduğu gibi, buna da öncülük edecek çalışmalarını devam ettiriyor.

Oyunların geleceği nasıl olacak?

Yapay Zeka (AI)

İşte zurnanın zırt dediği noktadayız aslında. Yapay zeka, adından da anlaşılacağı üzere yapay. Aslında karşınızdaki rakibinizin (cihazınız tarafından yönetilen NPC’ler) kendine ait hiçbir zekası yok. Tamamen insanların verecekleri tepkiler düşünülerek üretilmiş karar ağaçları da diyebilirsiniz. Sizin bir hareketinize karşı, daha önceden planlanmış davranışı gösteriyorlar.

Her oyun yapımcısı yapay zekasında çok daha ileri gittiklerini söyleseler bile, üretici tarafında da büyük sorunlara yol açabilen sonuçlara ulaşabiliyor. Zira yapay zeka geliştikçe, yapımın üretim maliyetini o kadar çok arttırıyor. Sadece arttırmakla kalmayıp, daha zorlu sorunlara da yol açabilir. Düşünsenize bir bölüm sonunda yer alan yaratığın sizinle savaşmaktan vazgeçip kaçtığını. Bir sonraki bölüme bile geçemeyeceksiniz.

Son dönemde birçok firma çoklu oyuncu desteğine de bu yüzden ağırlık vermeye başladı. Yapay zekaya yapacakları yatırımın daha azı ile yapım ortaya çıkartabiliyorlar. Hatta biraz daha ileri gideyim, MOBA türünün bu kadar başarılı olmasının sebebinin altında yatan da yapay zekaya nerede ise hiç ihtiyaç duymaması. Yapımı defalarca oynayanlar, her seferinde farklı taktikler ile karşılaşabiliyor ve farklı çözüm yöntemlerine gitmeye çalışıyorlar. Bu da oyun ne kadar eskirse eskisin, onu dinç tutmaya, ömrünü uzatmaya yarıyor.

eSporun ortaya çıkışı da buna dayanıyor. LoL’ü ilk çıktığında kimse beğenmezken, Riot’un, yapay zeka üzerine yoğunlaşmak yerine içeriği zenginleştirmesi, hem yeni içerikler ile yeni taktiklerin ortaya çıkmasını sağladı hem de daha çok kitlelere ulaşmasını sağladı. Bu da oyunun ömrünü uzattı. Elbette LoL’in başarısının ardındaki tek gerçek bu değil. Ancak en önemlilerinden biri.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak AI’ın başlı başına oyun dünyasının geleceği olma ihtimali çok da mümkün görünmüyor. En azından günümüz yapımlarına bakıldığında.

Oyunların geleceği nasıl olacak?

eSpor

Geçen yıl, pazar tahmini ve analizi için endüstrinin en güvenilir kaynaklarından biri olan Newzoo’nun Küresel Espor Pazarı Raporu, espor gelirlerinin 2019’da 950 milyon dolara ulaştığını tespit etti. 2022’de ise küresel espor pazarının yaklaşık 2 milyar dolarlık gelir elde etmesi tahmin ediliyor.

Bu veriler, oyun üretici firmaların önünde, gerek var olan gerekse yeni ortaya çıkartacakları yeni markların gideceği yönü gösteriyor. Artan sponsorluk gelirleri, firmaların hazır kitlelere erişimi açısından son derece değerli bir kaynak. Bu sebeple, önümüzdeki birkaç sene içinde Uncharted gibi oyunların bile eSpor’dan pay kapabilmek için adım atabileceğini gösteriyor ki Naughty Dog, çoklu oyuncu deneyimi ile bunu denemiş olabilir.

eSpor’un geleceğe bir başka etkisi de, ulaşılabilirliğinin kolay olabilmesi için teknolojik açıdan çok üstün olmayan cihazlarda bile stabilite sağlayabilmesi. Bu, firmaların yapımlarını mobile uyarlayabilmesi için önemli bir adım. Nitekim Riot, League of Legends: Wild Rift ile bunu gerçekleştirdi. Aynı türde olan Mobile Legends sadece tek başına aylık ortamala 80 milyon oyuncu barajını geçti.

Artan oyuncu ve izleyici kitlesi, mobil platforma önem veren firmalar ile birleştirildiğinde, yakın gelecekte oyun dünyasında çok daha önemli rol alacak. Elbette görsel açıdan, bir monitör ya da televizyon ekranından alınan keyfi vermek bir yana, bir stadyumu dolduracak kadar izleyici toplayabilir mi bilmiyorum. Bunu, Blizzard kendi etkinliği olan BlizzCon’da Hearthstone ile gerçekleştiriyor olsa da, bu etkinlikteki Hearthstone alanına tüm Blizzard fanları geldiği için örnek olarak alınmayabilir.

Bulut Oyun (Cloud Gaming)

Bulut Oyun (Cloud Gaming)

Oyunların geleceği sahip olmadığınız bir bilgisayarda da gerçekleşebilir. Yani bulutta. Bulut oyunları, kullanıcılara, önce bir DVD’yi açmaya gerek kalmadan Netflix filmlerini dizüstü bilgisayarlarında yayınladıkları şekilde, teknoloji şirketlerinin uzak sunucularından yayınlanan video oyunlarını oynama yeteneği sunuyor.

Bu hizmetler genellikle abonelik hizmeti olarak sunulduğundan, oyuncuları fiziksel medyaya sahip olma zihniyetinden dijital içerik kiralamaya yöneltiyor.

Geçtiğimiz yıllarda Sony ve Microsoft, kendi bulut oyun hizmetlerini kullanıma sundu. Bunlara NVIDIA da katıldı. Google’ın boş durması elbette mümkün değil ve bulut oyun hizmeti Stadia’yı piyasaya sürdü. Amazon ise Luna adlı bulut oyun sistemini 2020’de çıkarttı. Bugüne kadar film ve dizileri ile bildiğimiz Netflix bile, bulut oyun piyasasına girme belirtileri gösterdi.

Tüm bunları göz önüne aldığımızda, bulut oyun tarafında büyük yatırımların da yolda olduğunu görmemek elde değil.

Oyunları stream yolu ile kullandığınız cihaza aktaran sistemde, en büyük handikaplardan biri de internet kullanımı. O sebeple, çok stabil ve limitsiz bir internete sahip olmanız şart. 5G’nin vaad ettiklerini düşündüğümüzde, bulut teknolojisinde çok önemli bir rol oynayacağı kesin. Ancak limitsiz internete sahip olmak ne kadar mümkün, şu aşamada pek emin değilim.

5G Gaming

5G

Muhtemelen oyunların geleceğinde en önemli yer edecek unsurlardan biri de gelişen internet dağıtım teknolojisi olsa gerek. Boyutları gitgide artan oyun dosyaları, edinmesi zaten zor olan oyunları daha da zorlu koşullara sürüklüyor. Nerede ise tamamen dijital kopyaya dönen yapımlar 100 GB’i buluyor ve bu da satın aldığınız bir oyuna ulaşmanızı kimi zaman birkaç güne kadar öteleyebiliyor.

5G teknolojisi, bu sorunun çözümü olabilir. Hem stabil hem düşük ping süreleri veren hem de çok daha hızlı erişim sunan bu teknolojinin oyunların geleceğinde önemli bir yer edineceği kesin. Henüz tam olarak yaygınlaşamamış olması, önümüzdeki yıllarda rahatça erişemeyeceğimizi göstermiyor. Ayrıca operatörlerin evlere sokmaya çalıştığı mobil ağ üzerinden çalışan modemler de gitgide yaygınlaşıyor. 5G teknolojisi bu yönüyle kısa süre içinde oyun dünyasını elinin içine alacaktır.

Ayrıca bulut servisleri ile birleştirildiğinde 5G’nin vereceği sonucu düşünün. Elinizdeki orta segmentli bir cep telefonu ile, en son çıkan yapımları, en üst ayarlarda bile oynamanıza olanak tanıyabilecek. Onbinlerce lira vererek bir ekran kartı satın almadan, oyunu en üst ayarlar ile oynayabilmenize olanak tanıyacak.

Metaverse

Metaverse (Meta Evren)

Metaverse konusunda oyuncular en çok bilgiye sahip olan gruplardan biri. Çevrimiçi, cross platform gibi terimler hep Metaverse ile genişletilen kavramlar arasında. Ayrıca oyunseverler, dünya içi etkinliklere katılmaya ve markalarla etkileşime girmeye istekli milyonlarca kişiden oluşur.

Şu aşamama gerek oyuncular gerekse firmalar Metaverse’i tam olarak nasıl oyunlarına yansıtacaklarını tartışıyorlar. Kimi oyunlarının dahil olacağını söylerken, kimilerinin de tam karşıtı açıklamaları, nasıl değerlendirebileceklerini tam olarak görmediklerini gösteriyor. Buna rağmen kavram genişleyip, daha çok açıklığa kavuştukça bunun oyun dünyasında yer alacağına eminim.

Sonuç

Oyunların geleceği söz konusu olduğunda daha ekleyebileceğimiz bir çok gelişme var. Ancak sadece yukarıda saydığımız maddelerin bir arada olacağı yapımlar düşünün. VR, mobil, bulut, 5G ve AR’yi bir arada toparlayabilecek olan bir yapımım getireceği sesi, eğlenceyi ve kaliteyi düşünün. İşte o gün geldiğinde, Oyun V2 belki V3 terimini de kullanmaya başlayacağız.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.